Burak Dalgın, İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, kanun teklifinden kripto paralara ilişkin maddelerin geri çekilmesini “olumlu ve yerinde bir adım” olarak değerlendirdi.

Dalgın, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ile birlikte yürüttükleri temaslar kapsamında iktidar ve muhalefet temsilcileriyle istişarelerde bulunduklarını belirterek, “Bu süreçte ortak akıl işletildi ve kripto para düzenlemesine ilişkin maddeler geri çekildi. Bu kararı kripto para camiası ve blok zincir ekosistemi açısından olumlu buluyoruz” dedi.

“Vergide belirsizlik piyasanın önünü keser”

Dalgın, geri çekilen düzenlemeye ilişkin üç temel risk alanına dikkat çekti.

İlk olarak, alım-satım işlemlerine getirilecek vergi ve Cumhurbaşkanı’na oranı artırma yetkisi verilmesinin piyasalarda ciddi belirsizlik yaratacağını vurguladı:

“Zaten oynak olan bu piyasada vergi oranlarının geniş bir takdir yetkisiyle belirlenmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatır. Özellikle Körfez ülkelerinin kripto finans merkezi olma yönünde adımlar attığı bir dönemde, Türkiye’nin bu alanda geri düşmemesi gerekir.”

“Soğuk cüzdana transferden vergi alınması kabul edilemez”

Dalgın, düzenlemede yer alan ve kripto varlıkların soğuk cüzdana aktarımı sırasında vergi doğmasını öngören yaklaşımı da eleştirdi:

“Ortada bir satış yok, kazanç yok. Kişi kendi varlığını bir yerden başka bir yere aktarıyor. Bu işlemden vergi almak, ATM’den para çekerken vergi almaya benzer. Bu yaklaşım doğru değildir.”

“Gerçekleşmemiş kazançtan vergi alınamaz”

Üçüncü olarak stopaj uygulamasına dikkat çeken Dalgın, varlık değerine göre üç ayda bir vergi alınmasının vergi adaletiyle bağdaşmadığını belirtti:

“Henüz gerçekleşmemiş kazançtan vergi alınması doğru değildir. Devlet kâra ortak olurken zarara ortak olmuyorsa bu durum vergi adaletini zedeler.”

“Amaç: İstanbul’u finans merkezi yapmak olmalı”

Dalgın, Türkiye’nin kalkınma stratejisinde yenilikçi finans alanlarına odaklanması gerektiğini vurgulayarak İstanbul’un küresel bir finans merkezi olma potansiyeline dikkat çekti:

“New York ya da Londra ile klasik alanlarda yarışmak zor olabilir. Ancak kripto ve blok zincir gibi yeni nesil finans alanlarında doğru düzenlemelerle İstanbul’u önemli bir merkez haline getirebiliriz.”

“Aşırı sıkı düzenleme sermayeyi yurt dışına kaçırır”

Yanlış düzenlemelerin kripto piyasasını Türkiye dışına iteceğini belirten Dalgın, bu durumun denetim ve güvenlik açısından da risk oluşturacağını söyledi:

“Bu piyasayı fazla sıkarsanız sermaye yurt dışına kaçar. Bu da hem ekonomik kayıp hem de kara para ile mücadelede zafiyet anlamına gelir.”

“Yeni kanun sektörle birlikte hazırlanmalı”

Dalgın, mevcut teklifin sektörle yeterli istişare yapılmadan hazırlandığını belirterek, yeni düzenlemenin katılımcı bir anlayışla hazırlanması gerektiğini ifade etti:

“Muğlaklık ve hukuki belirsizlik bu piyasanın gelişmesini engeller. Henüz gelişme aşamasındaki bu sektörü boğmadan, sektör temsilcileriyle birlikte düzenleme yapılmalıdır.”

“Vergi artırmanın yolu üretimi artırmaktır”

Konuşmasının sonunda vergi politikalarına da değinen Dalgın, İbn Haldun’un yaklaşımına atıfla şu değerlendirmede bulundu:

“Vergiyi artırmanın yolu oranları yükseltmek değil, üretimi ve hacmi artırmaktır. Bolluk ve bereketi sağlarsanız vergi gelirleri zaten artar. Yatırımcıyı erkenden boğmak yerine büyümeyi teşvik etmeliyiz.”

Dalgın, sürecin siyasi değil kamusal fayda perspektifiyle yürütüldüğünü vurgulayarak, “Türkiye’nin dünyayla rekabet edebilen bir ekonomi olması için yapıcı diyalogla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Haber: Ebrar ACAR