HABER
Giriş Tarihi : 22-04-2022 16:11   Güncelleme : 22-04-2022 16:15

KUZENLERİN DAVASINDA MÜEBBET ÇIKTI

Sa­vaş­te­pe­li ku­zen­ler ci­na­ye­ti da­va­sın­da mü­eb­bet ka­ra­rı çıktı

KUZENLERİN DAVASINDA MÜEBBET ÇIKTI

Sa­vaş­te­pe'de 23 Mart 2006 ta­ri­hin­de ev­le­rin­den okula git­mek için çıkan Büşra ve Tuğçe isim­li ku­zen­le­rin öl­dü­rül­me­siy­le il­gi­li da­va­da karar çıktı. 16 yıl önce iş­le­nen ci­na­ye­tin, 11,5 yıl süren dava so­nun­da tu­tuk­lu sa­nık­lar S.A. ile A.A. iki­şer kez ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ce­za­sı alır­ken, tu­tuk­suz yar­gı­la­nan Y.E. ve A.Ç. be­ra­at etti.
Ba­lı­ke­sir 1. Ağır Ceza Mah­ke­me­si’nde dün gö­rü­len da­va­da karar çıktı. Tuğçe ve Büşra isim­li iki ku­ze­nin öl­dü­rül­me­siy­le il­gi­li da­va­da tu­tuk­lu sa­nık­lar için iki­şer kez ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ce­za­sı çı­kar­ken daha sonra bu ceza iyi hal in­di­ri­min­den do­la­yı iki­şer kez mü­eb­bet hapis ce­za­sı­na çev­ril­di. Diğer iki sa­nı­ğın be­ra­at et­me­si son­ra­sın­da öl­dü­rü­len ku­zen­le­rin aile­le­ri ad­li­ye önün­de tep­ki­le­ri­ni dile ge­tir­di. Acılı an­ne­ler du­ruş­ma son­ra­sın­da ad­li­ye bah­çe­sin­de fe­na­lık ge­çir­di.
Sa­vaş­te­pe­li ku­zen­le­rin da­va­sı­nı ilk gün­den bu yana takip eden Avu­kat İbra­him Eren­ci du­ruş­ma son­ra­sın­da açık­la­ma­lar­da bu­lun­du. Tu­tuk­lu sa­nık­la­rın mü­eb­bet hapis ce­za­sı­na se­vin­dik­le­ri­ni söy­le­yen avu­kat Eren­ci, be­ra­at eden sa­nık­lar­la il­gi­li üst mah­ke­me­ye baş­vu­ru ya­pa­cak­la­rı­nı ifade etti.

Avu­kat Eren­ci: “Be­ra­at eden­le­rin olay­la iliş­ki­le­ri­ni ka­nıt­la­dık”
Ku­zen­le­rin avu­ka­tı İbra­him Eren­ci yap­tı­ğı açık­la­ma­da şun­la­rı söy­le­di:
“Ön­ce­lik­le yar­gı­la­nan dört sanık vardı. Bu 4 se­ne­dir 2’si tu­tuk­luy­du. Diğer 2’si ise tu­tuk­suz yar­gı­la­nı­yor­du. Biz hemen hemen her du­ruş­ma­da, tu­tuk­suz sa­nık­la­rın da tu­tuk­lan­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni, fikir ve eylem bir­li­ği için­de ol­duk­la­rı­nı, aynı evi ki­ra­la­dık­la­rı­nı, bir­lik­te ha­re­ket et­tik­le­ri­ni, olay ta­ri­hi olan 21 Mart 2006 ta­ri­hin­de hep bir­lik­te ke­li­me­nin tam an­la­mıy­la çil yav­ru­su gibi da­ğıl­dık­la­rı­nı, İzmir'e git­tik­le­ri­ni, kay­bol­duk­la­rı­nı ve bir ev sa­hi­bi­nin ıs­ra­rıy­la sa­nık­lar­dan 2’si geri gelip eş­ya­la­rı bo­şal­tıp evi tah­li­ye et­tik­le­ri­ni, do­la­yı­sıy­la bir­lik­te ha­re­ket et­tik­le­ri yö­nün­de en ufak bir kuşku ol­ma­dı­ğı­nı HTS ka­yıt­la­rıy­la te­le­fon gö­rüş­me­le­riy­le an­lat­tık. Bir­den çok sim kartı, bir­den çok te­le­fon sa­hi­bi ol­ma­la­rı ne­de­niy­le ve bun­la­rı da bi­ri­nin imei nu­ma­ra­sı­na, di­ğe­ri­nin sim kar­tı­nı, di­ğe­ri­nin sim kar­tı­na nu­ma­ra­lı cep te­le­fo­nu­na tak­tık­la­rı­nı eylem ha­zır­lı­ğı için­de ol­duk­la­rı­nın sabit ol­du­ğu, do­la­yı­sıy­la bir­lik­te ha­re­ket et­tik­le­ri yö­nün­de on­lar­ca delil sun­duk. Biz tu­tuk­suz sa­nık­la­rın da tu­tuk­lan­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni, on­la­rın da ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni söy­le­dik. Bunu sa­de­ce biz söy­le­me­dik. Bunu du­ruş­ma sav­cı­mız da mü­ta­la­asın­da geç­ti­ği­miz du­ruş­ma­da bütün sa­nık­la­rın fikir ve eylem bir­li­ği için­de ol­du­ğu ve dör­dü­nün de iki­şer kez ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ce­za­sı ile ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği yö­nün­de mü­ta­laa verdi. Yani bu bizim mağ­dur ve­ki­li ola­rak duy­gu­sal ver­di­ği­miz bir karar de­ğil­dir. Veya bir talep de­ğil­dir. Bunu so­ğuk­kan­lı­lık­la olayı de­ğer­len­di­ren du­ruş­ma sav­cı­mız da mü­ta­la­asın­da aynen bizim söy­le­di­ği­miz şe­kil­de tüm sa­nık­la­rın ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni söy­le­di."

“Tu­tuk­lu sa­nık­lar mü­eb­bet aldı di­ğer­le­ri be­ra­at etti”
"Ancak bugün mah­ke­me­de tu­tuk­lu 2 sanık için bek­len­ti­le­ri­miz doğ­rul­tu­sun­da 2’şer kez ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet hapis ce­za­sı ka­ra­rı ve­ril­di. Yal­nız tu­tuk­suz 2 tane sanık için Y.E. ve A.Ç. için de be­ra­at yö­nün­de karar ve­ril­di" diyen Eren­ci, "Delil ye­ter­siz­li­ğin­den her türlü kuş­ku­dan uzak delil bu­lun­ma­dı­ğın­dan böyle bir karar ver­di­ler. Daha da il­ginç olanı en çok bunu ya­dır­ga­dık. Ya­dır­ga­dı­ğı­mı­za açık bir bi­çim­de ifade ede­bi­li­rim. Hangi kanun mad­de­si­ne, hangi ceza mu­ha­ke­me usulü ka­nu­nu­na da­ya­nak gös­te­rir­se­niz gös­te­rin. Bir­den çok ki­şiy­le ço­cuk­la­rın alı­ko­nul­du­ğu yö­nün­de­ki id­di­anın ve mü­ta­la­anın zaman aşı­mı­na uğ­ra­dı­ğım­dan ba­his­le ce­za­dan mah­sup edil­me­si­ne, hariç tu­tul­ma­sı­na, bizim kabul et­me­miz müm­kün değil. Bu şu an­la­ma ge­li­yor. Daha açık bir ifa­dey­le so­ruş­tur­ma uzun sürdü. Evet 11 buçuk yıl sürdü. So­ruş­tur­ma uzun sürdü. Bu uzun süren so­ruş­tur­ma ne­ti­ce­sin­de biz ancak şüp­he­li­le­re ula­şa­bil­dik. İddi­ana­me­yi kabul ettik. Ancak bu süre için­de zaman aşımı sü­re­si dol­muş­tu. O ne­den­le de bir­den çok ki­şiy­le ço­cuk­la­rın alı­ko­nul­ma­sı yö­nün­de sü­re­li hapis ce­za­sı is­te­mi­yo­ruz diyor mah­ke­me. Daha da il­ginç olanı ey­le­me ka­tıl­dık­la­rı yö­nün­de en ufak bir kuş­ku­muz ol­ma­yan ve sav­cı­lı­ğın da ey­le­me ka­tıl­dık­la­rı yö­nün­de­ki mü­ta­la­ası doğ­rul­tu­sun­da yar­gı­la­nan Y.E. ve A.Ç. de mah­ke­me ay­rı­ca taz­mi­nat hakkı saklı kal­mak üzere dava açma hakkı yet­ki­si ver­miş­tir ver­di­ği ka­rar­da. Söy­le­yecek çok fazla bir şey yok. 16 yıl so­nun­da ge­li­nen nok­ta­dan mem­nu­ni­yet­siz miyim? Hayır. Ve­ri­len iki tane ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet hapis ce­za­sı bir nebze de olsa bizim ve aile­le­rin yü­re­ği­ne su ser­pi­yor. Ancak bir­lik­te ha­re­ket et­tik­le­ri kuş­ku­ya mahal bı­rak­ma­ya­cak kadar net olan diğer iki sa­nı­ğın be­ra­at ka­ra­rı ve­ril­me­si ve bu yet­mez­miş gibi henüz yar­gı­la­ma bit­me­di­ği halde, henüz yar­gı­la­ma sa­fa­hat­la­rı so­nuç­lan­ma­dı­ğı, bölge ad­li­ye mah­ke­me­si yani is­ti­na­fın Yar­gı­tay'ın bu ko­nu­da hü­küm­le­ri ke­sin­leş­me­di­ği, en son karar ve­ril­me­di­ği halde yurt dı­şı­na çıkış ya­sa­ğı­nın kal­dı­rıl­ma­sı­nı da çok ya­dır­gı­yo­ruz" ifa­de­le­ri­ne yer verdi.

“Suç­la­rı sabit”
Tuğçe ve Büşra isim­li ku­zen­le­ri öl­dür­mek­ten ceza alan sa­nık­la­rın iş­le­dik­le­ri suç­lar­la il­gi­li de bil­gi­ler veren Avu­kat İbra­him Eren­ci, “Bu­ra­da şa­hıs­la­rın öl­dür­me kas­tıy­la değil alı­koy­ma, te­ca­vüz etme ya da cin­sel bir­lik­te­li­ğe alış­tı­ra­rak (bu ço­cuk­la­ra dilim var­mı­yor söy­le­me­ye) fu­hu­şa yön­len­di­ril­me­si ama­cıy­la ka­çı­rıl­dı­ğı­nı var­sa­yı­yo­rum. Bu ko­nu­da iti­raf ol­ma­dı­ğı için eli­miz­de somut delil yok, somut de­lil­le ço­cuk­la­rın ka­çı­rıl­dı­ğı sabit. Bir araç kul­la­nıl­dı­ğı sabit. Yani 2 tane ço­cu­ğun 7 ki­lo­met­re evden ile­ri­de bu­lun­ma­sı ce­na­ze­le­ri­nin, yü­rü­ye­rek git­me­dik­le­ri­ni ka­nıt­lı­yor bize. Araç kul­lan­dık­la­rı da sabit. Do­la­yı­sıy­la bir­den çok ki­şiy­le ha­re­ket et­tik­le­ri ama son­ra­sın­da ço­cuk­la­rın tepki gös­ter­di­ği or­ta­da. ‘Ba­ba­ma söy­le­ye­ce­ğim, po­li­se şi­ka­yet ede­ce­ğim’ ve­sa­ire şek­lin­de­ki. Bun­la­ra acemi katil di­yo­rum. Yan­la­rın­da insan öl­dür­me­ye el­ve­riş­li her­han­gi bir şey, bıçak, balta, nacak, ip hiç­bir şey bu­lun­ma­dı. Ço­cuk­la­rın ön­lük­le­ri­nin ke­mer­le­ri­ni sö­ke­rek bir­bi­ri­ne dü­ğüm­le­ye­rek boğma ipi yap­tık­la­rı ve bu su­ret­le kat­let­tik­le­ri sa­bit­tir. Adli tıp ra­po­ruy­la sa­bit­tir. Do­la­yı­sıy­la ey­le­min baş­lan­gı­cın­da öl­dür­me kastı yoksa bile plan­lı, prog­ram­lı ço­cuk­la­rın alı­ko­nul­ma­sı yö­nün­de bir eylem bir­li­ği, fikir ve eylem bir­li­ği için­de ol­duk­la­rı, daha sonra da ço­cuk­la­rı kat­let­tik­ten sonra da bu fikir ve eylem bir­li­ği­nin devam et­ti­ği her­han­gi bir açık­la­ma yap­ma­ma­la­rı veya iti­raf et­me­le­ri du­ru­mun­da hem ken­di­le­ri­ne hem diğer sa­nık­la­rı ya­ka­cak­la­rı­nı dü­şün­me­le­ri, avu­kat­la­rı­nın da muh­te­me­len bu yönde tel­kin­de bu­lun­ma­sı ne­de­niy­le sus­kun kal­ma­la­rı ‘Olayı ha­tır­la­mı­yo­ruz. O zaman orada de­ğil­dik. Te­le­fon benim mi bil­mi­yo­rum. Şa­hıs­la­rı ta­nı­mı­yo­rum’ şek­lin­de mü­cer­ret ifa­de­ler ver­di­ler” diye ko­nuş­tu.

Ayşe Yıl­dı­rım: “Be­ra­at eden­le­rin de ceza al­ma­sı­nı is­ti­yo­ruz”
Mah­ke­me­nin ar­dın­dan ko­nu­şan Tuğçe Yıl­dı­rım’ın an­ne­si Ayşe Yıl­dı­rım da­va­dan be­ra­at eden­le­rin de ceza al­ma­sı­nı is­te­di. Yıl­dı­rım, “Y.E. ve A.Ç.’nin de ceza al­ma­sı­nı is­ti­yo­ruz. Benim ço­cuk­la­rı­mı Y. denen kadın kan­dır­dı. O şe­ref­siz­le­re tes­lim etti. Bizim ço­cuk­la­rı­mız 16 yıl­dır top­rak­ta. Bun­lar da yedi içti gezdi. Bun­la­rın hak et­ti­ği ce­za­yı al­ma­la­rı­nı is­ti­yo­ruz. Kanun bizim ya­nı­mız­da ol­ma­lı. Bun­dan sonra da ada­let ye­ri­ni bu­la­cak. O kadın benim ço­cu­ğu­mu aldı, yol­dan tes­lim etti şa­hıs­la­ra” diye ko­nuş­tu.

Ola­yın geç­mi­şi
Sa­vaş­te­pe il­çe­si kır­sal Ka­ra­ca­lar Ma­hal­le­si'nde 21 Mart 2006'da okula gi­der­ken kay­bo­lan teyze kız­la­rı Büşra Ka­ra­ba­cak ile Tuğçe Yıl­dı­rım'ın ce­set­le­ri 44 gün sonra Ça­mur­lu Ma­hal­le­si ya­kın­la­rın­da­ki bir men­fez­de po­şe­te sa­rı­lı ola­rak bu­lun­muş­tu. Ka­ra­ba­cak ile Yıl­dı­rım'ı öl­dür­dük­le­ri şüp­he­siy­le 11 yıl ara­dan sonra S.Y., A.Y., Y.E., A.Ç. İzmir'de 8 Eylül 2017'de gö­zal­tı­na alın­mış, şüp­he­li­ler çı­ka­rıl­dık­la­rı mah­ke­me­ce tu­tuk­lan­mış, 21 Ekim 2017'de ço­cuk­la­rın tır­nak ara­sın­dan alı­nan DNA ör­nek­le­ri­nin uyuş­ma­ma­sı üze­ri­ne tah­li­ye edil­miş­ler­di. Aile­le­rin iti­raz­la­rı ve DNA ör­nek­le­ri­nin başka bir ku­ru­ma yap­tı­rıl­ma­sı­nın ar­dın­dan ser­best bı­ra­kı­lan zan­lı­lar­dan 2’si 7 Ha­zi­ran’daki du­ruş­ma­da ye­ni­den tu­tuk­lan­mış­tı.