HABER
Giriş Tarihi : 25-05-2022 16:40   Güncelleme : 25-05-2022 16:40

"HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA"

"Cumhurbaşkanımıza hadsizce saldıranlara, gerekli karşılığı siyaset ve hukuk temelinde vermeye devam edeceğiz…"

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı, “Öncelikle dün şehitlerimiz vardı. Toprağa değil yüreklerimize gömdüğümüz Kahraman Mehmetçiklerimize rabbimden rahmet, ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum. Muhalefet partilerinin ayarları iyice bozuldu. Çaresizlik ve tükenmişlik sendromu ile dilleri ve üslupları her geçen gün daha da çirkinleşiyor. CHP Genel Başkan Bay Kemal Maltepe mitinginde yine hiçte şaşırtmayan bir konuşma yaptı. Bir de, “FETÖ’cülere PKK’lılara, HDP’lilere sesleniyorum” diye söze başlasaydı tam olacaktı!” dedi.

 

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı, “Dün şehitlerimiz vardı. Toprağa değil, yüreklerimize gömdüğümüz Kahraman Mehmetçiklerimiz;

Uzman Çavuş Onur Doğan,

Uzman Çavuş Hüseyin Çankaya,

Er Celal Tekedereli,

Uzman Çavuş Bican Kapılay,

Teğmen Abdulkadir Gürel’e,

Rabbimden rahmet,

Ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum.

Terör örgütü pkk-ypg-pyd’yi lanetliyorum.

25 Mayıs 1983’de vefat eden merhum üstad Necip Fazıl Kısakürek’e rahmet diliyorum.

Altılı masa sallanıyor…

Ha yıkıldı, ha yıkılacak!” dedi.

 

Milletvekili Yavuz Subaşı, “Muhalefet Partilerinin ayarları iyice bozuldu. Çaresizlik ve tükenmişlik sendromu ile dilleri ve üslupları her geçen gün daha da çirkinleşiyor.

Gerek; yapmacık bir kaset operasyonu ile CHP’nin başına geçen
bay kemal,

Gerekse; yancısı ip genel başkanı bayan meral; tamda kendilerine yakışan bir dille bilinçli olarak siyaseti kirletiyor, ara rejimlere zemin hazırlamaya çalışıyorlar.

Son olarak; İp başkanının “Netanyahu”dan Abdülhamid’e” evrilen tehlikeli dili nasıl bir açmazda bocaladıklarını açık seçik olarak göstermektedir” diye konuştu.

 

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı konuyla ilgili şunları söyledi:

“İp Genel Başkanı bayan Meral; 2. Abdülhamid’i hedef almakla kalmadı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı da dönemin Abdülhamid’i ilan etti.

 

Kendisine Gazi Meclisimizden bir kez daha hatırlatalım;

 

2013 Gezi Provokasyonu,

17/25 Aralık 2013 yargı yolu ile darbe girişimi ve nihayet

15 Temmuz 2016 darbe ve işgal girişimini püskürten;
      Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

16 Nisan 2017 Referandumu ile ülkemizi, Cumhurbaşkanlığı  
      Hükümet Sistemi’ne geçiren Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘dır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni fetret devrinden çıkarıp, yükselişe geçiren
      yine Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

 

 

CHP’Genel Başkan bay Kemal,

Maltepe mitinginde yine hiçte şaşırtmayan bir konuşma yaptı…

 

Bir de,

“FETÖ’cülere, PKK’lılara, HDP’lilere sesleniyorum” diye söze başlasaydı tam olacaktı(!)

 

“Harp Akademisi öğrencilerinin,
KHK’lıların, Barış Akademisyenlerinin görevlerine döndürülmesini istiyorsanız bize katılın” çağrısı yapan Kılıçdaroğlu;

 

Okuldan atılan Harp Akademisi “öğrencileri”nin FETÖ ile iltisakları mahkeme kararıyla tespit edildiğinden bihaber sanırım.

 

Ana muhalefet partisinin hadsiz genel başkanının,

KHK’lı olarak tanımladığı kişiler ise; FETÖ ile iltisakları tespit edildiği için Kanun Hükmünde Kararname ile memuriyetten uzaklaştırılan isimler!

Hatta aralarında memuriyetten uzaklaştırıldıktan sonra bile, örgütsel faaliyetlere katıldığı için tutuklananlar var!

 

Bir de “Barış Akademisyenleri” adıyla anılan ve Devlet’in PKK terör örgütüne yönelik operasyonlarına karşı çıkan, PKK’lı teröristlere karşı “susma” hakkını kullanan 1128 öğretim üyesi var.
Yarısı yurt dışından.

 

Şimdi SORUYORUM:

 

“FETÖ iltisaklıların ve PKK destekçilerinin devletteki görevlerine geri dönerek, o eski kaotik günlerdeki gibi ülkenin altını oymalarını kim isteyebilir?”

 

CHP mitingi ile ilgili abuk subuk açıklamalar yayınlayan ABD Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırıp ayar veren iktidar sizin hakkınızı savunurken yalanlarla iftiralarla iktidara bir sürü laf ederken ABD Büyükelçisine neden bir çift laf edemezsiniz?

 

Sizin hakkınızı bile biz koruyoruz biz.

 

Hal böyle iken Bay Kemal, Tank palet yalanını, harp okulu yalanını, her şey yasak yalanını, hapisteki gazeteciler yalanını ve çarpıtmaları, yüzü bile kızarmadan bir de kürsüden tekrar etti.

 

PKK ile bağını örterek HDP'ye;

barış akademisyenleri diyerek teröre;

FETÖ gerçeğini yok sayarak KHK'ya ve devletten uzaklaştırılmış terör iltisaklılarına sahip çıktı!

 

Ey Kılıçdaroğlu;

 

Yüreğin yetiyorsa;

Kalabalığa alkışlattığın küfürbaz Kaftancıoğlu'nun ceza konusu olan; devletimize, Aziz milletimize ve değerlerimize düşman tivitlerini o kürsüden okusaydın ya!

 

Seni dinleyenlere;

Maltepe, Kadıköy Belediyelerindeki yolsuzluklarınızı anlatsaydın ya!

 

CHP Genel Başkanı’nın milletinizin gönlünde taht kuran, Sayın Cumhurbaşkanımız ve ailesiyle ilgili talihsiz sözlerini, TÜRKEN VAKFI, ENSAR VAKFI, TÜRGEV VAKFI ile vakıflarımız ile ilgili yanıltıcı açıklamalarını şiddetle kınıyoruz.

Bunların kuyruk acılarını biliyoruz.

 

Siyasetin de bir ahlakı olur!

Bay kemal’in beyanları, bir siyaset biçimi değil, edepten, izandan ve ahlaktan uzak, kokuşmuş bir yalan kampanyasıdır…

 

Bay Kemal, daha önce de temelsiz iddialar ortaya atıp, belge bilgi açıklayacağım demişti!

 

Açıkladı mı?

Açıklamadı.

 

Kendisi şimdi de; Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili “kaçacak” ifadesini kullanmış.

 

Bunu daha önce de söylemişti.

Ancak milletimiz,

Kimin cesur, kimin korkak olduğunu,

Kimin meydanlarda milleti ile, tanklara tüfeklere kafa tuttuğunu,

Kimin kaçacak delik aradığını, bizzat 15 Temmuz gecesi görmüştür!

Milletimizin aklına  kaçak denilince gelen tek isim 15 Temmuz gecesi Tankların arasından sıvışan kemal kılıçdaroğlu’dur.

 

CHP genel başkanının, devlet bürokrasisini sürekli olarak tehdit etmesi, apaçık Türkiye Cumhuriyeti devletini işlemez hale getirmeye dönük bir teşebbüstür.

 

Bu hiçbir şekilde siyasi bir yaklaşım değil, geçmişte örnekleri görülen bir vesayet beklentisi, ara rejim arayışıdır.

 

CHP yönetimi, siyasete nefret yazılımı yüklemeye çalışıyor.
Bu CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur.

 

Biz AK Parti olarak, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da nefret siyasetine karşı durmakta, nezaketen ve asaletten taviz vermemeye kararlıyız.

 

Ancak şunu da bir kez daha ifade edelim ki;

Sayın Cumhurbaşkanımızı, hiç kimse nefret siyasetinin diliyle tehdit edemez.

 

Cumhurbaşkanımıza hadsizce saldıranlara, gerekli karşılığı siyaset ve hukuk temelinde vermeye devam edeceğiz…

 

Unutmasınlar ki, Sayın Recep Tayyip Erdoğan asla yalnız değildir.

Korkar mı Firavunun ateşinden İbrahim olunca insan,

Hodri Meydan!

Hodri Meydan! diyerek Devletimizi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı her kim tehdit ediyorsa meydan okuyoruz,

Halep oradaysa arşın burada diyoruz.”