Haber Detayı
04 Mart 2020 - Çarşamba 09:53 Bu haber 279814 kez okundu
 
NEREYE KADAR...?
Herkes savaş yazıyor. Ama hayat devam ediyor. Biz ne kadar kahramanlık yazıları yazsak ta gerçekler gelip tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
DİĞER Haberi
NEREYE KADAR...?

Herkes savaş yazıyor. Ama hayat devam ediyor. Biz ne kadar kahramanlık yazıları yazsak ta gerçekler gelip tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Bazen kazara elimizi yada herhangi bir organımızı yakarız. O an anlarız ki en acı veren yanmaktır. Acısı kolay kolay geçmez.

Son günlerde Gencecik insanların kendilerini yakarak hayatlarına son verdiklerine tanık olmaya başladık. Düşünebiliyor musunuz ? vücudumuzun küçük bir yeri ateşe değse acıdan kıvranırken, Bu insanlar yanarak can veriyor ve bunu kazaen değil kendileri yapıyor. Allah göstermesin bu kendini yakmaya karar veren insanlar ateşin insana ne kadar şiddetli acı vereceğini bilmez mi? Tabi ki bilirler, çocuk değiller ki. Ama düşünün bu insanlar kendini ateşe verip, yanarak can veriyor. Neden  peki ? Birinci sebep işsizlik. Yani ekonomik sebeplerle.

Önce soralım; Bu ülkede evine ekmek götüremeyen, diğer bir deyişle işsiz sayısı kaç milyon biliyor musunuz? Türkiye İstatistik Kurumu’na bakarsanız (TÜİK) e göre, yaklaşık 5.5 milyon kişi!.. CHP Grubu’nun hazırladığı ekonomi raporuna göre ise 8 milyon 500 bin kişi, ki bana göre çok daha yüksek... Aradaki fark neden peki? Çünkü TÜİK, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramaktan vazgeçen 3 milyon kişiyi işsizden saymıyor da onun için!.. Süreli yani mevsimlik çalışanları da bunun üzerine eklediğinizde CHP’nin vardığı sonuca ulaşıyorsunuz!..

İkinci soruya gelelim; Bu ülkede son 3 yıl içinde kaç kişinin intihar ettiğinden haberiniz var mı? 100, 300, 500, bin beş yüz… Bilemediniz, rakam çok daha yukarda ne yazık ki: Yaklaşık 5 bin kişi..Yani bizim küçük bir ilçemiz kadar diyebiliriz.

Bu korkunç rakamı oluşturan insanlar 3 yıl gibi kısa bir süre içinde niçin yaşamdan kopup gitmişler peki?.. Yapılan araştırmalarda ilk üçü oluşturan nedenlere bakalım:

Ruhi bunalım, aile içi geçimsizlik, işsizlik ve buna bağlı ekonomik nedenler.

İnsanlar mutsuz, umutsuz ve çaresiz. Bir umut diye gittikleri kapılar kendilerine duvar olmuş.

Son seçimlerde en büyük propaganda işsizlik üzerine idi. Özellikle yerel yönetici adayları halka sürekli iş ekmek vadetti, aş vadetti. Peki sonuç; Gidin başınızın çaresine bakın.

Toplumumuzun geleneksel aile yapısı gereği yardımlaşma, kol kanat germe ya da vatan sevgisi, devletine güveni de olmasa insanların sokaklara taşması işten bile değil.

Ama nereye kadar? Her ailenin durumu işsiz oğluna, kızına bakacak kadar iyi değil ki? Asgari ücretle ve daha aşağı gelirle yaşam savaşı veren binlerce aile var.

Tüm bunların sorumlusu kim...? 18 yıldır iktidar da olanların  yöneticilerine bakarsanız  her şey toz pembe, İşsizlik sorunu yok, iş beğenmeme sorunu var. Şöyle düşünelim Çok iyi eğitim almış, kendini kariye anlamında üst seviye ye çıkarmış iş başvuruların da bulunuyor. Önüne bir sürü seçenek çıkıyor. Ama her ne hikmetse gencimiz burun kıvırıyor. 3 bin 5 bin maaşlı işleri elinin tersiyle geri çeviriyor. Öyle mi gerçekte? Onun için mi intihar ediyor, üstelikte cayır cayır kendini yakarak. Boğazların derin sularına bırakarak.!

Hiç merek ettiniz mi boşanmalar ne kadar arttı? 1 Mar 2019 verilerine göre boşanma hızında büyük artış var...! 2018 yılında bir önceki yıla göre boşanmaların oranı yüzde 10.9 arttı.,, Boşanma hızındaki artış puan bazında 6 katına çıktı. 2017 yılında 128 bin. Yani yaklaşık 150 bin Bu korkunç bir rakam. Yani yüzlerce, binlerce  sahipsiz çocuk. Sokaklara amaçsız şekilde dağılan, umutsuz ve terör örgünlerine kucağına düşmeye hazır binlerce genç.

Çıkın sokaklara bakın kapanan işyerlerine. Bir işyerinin kapanması demek, en az bir ailenin çaresiz kalması demek. Bir işyerinin kapanması demek, devlete vergi veren bir mükellefin yok olması demek. Bir işyeri kapanması demek, o işyerine mal satan binlerce toptancının, üreticinin en az bir müşterisinin eksilmesi gerek.

Ah sorumlular ah... Şu mübarek günler de şatafatlı davetlerde, kuş sütü eksik yemek masalarında tıkınırken hiç mi aklınıza gelmez aç ve işsiz  insanlar? Yatacak yeriniz yok sizin.

Gece olduğun da başınızı yastığa huzur için de koyabiliyor musunuz? Evet diyorsanız sizin resmen vicdanınız kurumuş...

ÖNEMLİ NOT;

Kahraman ordumuzun Suriye'de gerçekleştirdiği harekatta hayatını kaybeden şehitlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize acil şifalar dilerim.

Kaynak: Editör:
Etiketler: NEREYE, KADAR...?,
Yorumlar
Haber Yazılımı