Haber Detayı
10 Aralık 2020 - Perşembe 17:04 Bu haber 6762 kez okundu
 
Çeşitli nedenlere bağlı olarak ağız mukozasında kurumaların görülmesi: Ağız Kuruluğu
Ağız gastrointestinal sisteme açılan ilk kapıdır ve içerisinde salgılanan tükürük bezleri ile karbonhidratların sindirimini başlattığı gibi besin maddelerini yumuşatır ve sindirimi kolaylaştırır.
SAĞLIK Haberi
Çeşitli nedenlere bağlı olarak ağız mukozasında kurumaların görülmesi: Ağız Kuruluğu

Ağız gastrointestinal sisteme açılan ilk kapıdır ve içerisinde salgılanan tükürük bezleri ile karbonhidratların sindirimini başlattığı gibi besin maddelerini yumuşatır ve sindirimi kolaylaştırır. Eğer ağızdaki bu salgıda herhangi bir azalma meydana gelir ise kserostomi yani bilinen diğer adı ile ağız kuruluğu problemi ortaya çıkar.

 

Tükürük salgısı ağız için oldukça önemli bir yapıdır ve görevleri sayesinde başta sindirim sistemi olmak üzere vücudun birçok sisteminde rol almaktadır. Tükürük salgısının en önemli görevleri pH dengelenmesi, ağız ve diş sağlığının korunması, tat almayı kolaylaştırma, besinlerin kolaylaştırılması, karbonhidrat sindirimi ve konuşmanın kolaylaştırılması gibi görevlerdir.

 

Ağız Kuruluğunun Belirtileri Nelerdir ?

 

Ağız kuruluğu görülmeye başlandıktan sonra başta sindirim sistemi belirtileri olmak üzere birçok belirti ve bulgu ortaya çıkmaktadır. En yaygın görülen belirti ise ağızda kuruluk ve susuzluk hissinin oluşmasıdır. Bu belirtilerin yanı sıra dil şişmesi, tat duyusunda kayıp, yutma güçlüğü ve ağız içi enfeksiyonlar gibi belirtiler ve bulgular da görülebilmektedir.

 

Ağız Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir ?

 

Ağız kuruluğu problemi tükürük salgısının üretilmesine engel olan birçok faktöre bağlı olarak görülmektedir. Tükürük salgısının azalmasına neden olan faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir;

 

  • Özellikle yaşın ilerlemesi ile beraber tükürük bezleri taşlarının oluşması
  • Tükürük bezlerinde görülen kronik iltihaplar
  • Tükürük bezlerinin salgılanmasında görev alan kanalların tıkanması
  • Tükürük bezlerinin doğuştan olmaması, tam olarak gelişmemesi veya cerrahi müdahale ile alınması
  • Altta yatan sjögren sendromu, tat tomurcuklarını etkiyen hastalıklar, radyasyon tedavisi, sinir sistemi hastalıkları, şeker hastalığı, kardiyovasküler sistem hastalıkları, şok, kanama, menopoz ve mikulicz sendromu gibi sistemik hastalıkların varlığı
  • Ateşli hastalıklar
  • Koma
  • Kaşeksi
  • Gece uykuda ağzın açık kalması
  • Çeşitli ilaçlar (yaklaşık 500 adet ilaç ağız kuruluğuna yaygın bir şekilde neden olmaktadır.)
  • Çeşitli bitkisel tedavilerin uygulanması
  • Sigara, kafein ve alkol tüketiminin aşırıya kaçması
  • Hamilelik
  • Stres, panik atak ve anksiyete bozukluğu
  • Solunumun ağızdan yapılması gibi nedenler yaygın bir şekilde ağız kuruluğuna neden olmaktadır. Ağız kuruluğu teşhisi ve tedavisi de bu nedenlere bağlı olarak planlanmakta ve uygulanmaktadır.

 

Ağız Kuruluğunun Tanısı ve Tedavisi Nasıldır ?

 

Ağız kuruluğunun tanısının konulabilmesi için uzman hekimin hastaya çeşitli sorular yönelterek detaylı bir anamnez alması gerekmektedir. Örnek verecek olursak günün hangi saatlerinde ağız kuruluğu mevcut, yemekten sonra görülüyor mu gibi sorular sorulmalıdır. Hastanın cevapları detaylı bir şekilde değerlendirilerek altta yatan nedene yönelik tanı ve tarama testlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu testlerde tükürük miktarının ölçülmesi, çeşitli vücut bölgelerinin radyolojik olarak incelenmesi veya kan testleri yer almaktadır. Bu sayede ağız kuruluğuna neden olan faktör tespit edilir ve buna uygun tedavi yöntemleri belirlenir.

 

Ağız kuruluğu şikâyeti ile hastaneye başvuran kişilere ilk öneri bol bol sıvı tüketiminin olması yönünde olacaktır. Bu öneri birçok hastada işe yaramaktadır ve herhangi bir tıbbi tedaviye gerek duyulmadan iyileşme sağlanmaktadır.

 

Eğer hastalarda sık sık sıvı tüketimine rağmen ağız kuruluğu problemi ortadan kalkmamış ise hastalara çeşitli gargara ve spreyler ile yapay tükürük salgıları verilir ve iyileşme sağlanması beklenir. Hastaların bu uygulamaları yerine getirirken aynı zamanda şekerli ve alkollü ürünlerden de uzak durması gerekmektedir çünkü bu besin maddeleri büyük oranda ağız kuruluğuna neden olmaktadır.

 

Eğer kişide görülen ağız kuruluğu herhangi bir hastalığa veya sistemik hasara bağlı olarak görülmüyor ise kişiye su içme tavsiyesinin yanı sıra şekersiz olmak şartı ile sakız çiğneme veya yoğurt tüketme gibi önerilerde bulunabilir. Eğer ağız kuruluğunun altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı olarak görüldüğü tespit edilmiş ise bu sorunların tedavi edilmesi sonucunda ağız kuruluğu problemi ortadan kaldırılabilmektedir.

 

Ağız kuruluğunda ilaç tedavisi olarak pilokarpin ve cevimeline içerikli tıbbi ilaçlar uygulanabilmektedir. Bu ilaçlar tükürük salgısının artmasına yardımcı olarak ağız kuruluğunun ortadan kaldırılmasını sağlayabilir. Ancak bu ilaçlar tüketildiğinde aşırı terleme, ateş, sıcak basması ve idrar inkontinansı gibi yan etkiler de görülebilmektedir. Eğer hastada ağız mukozasında meydana gelen bir hasar varsa ağız ve diş sağlığı hastaneleri doktorları tarafından sodyum florür ve kalay florür gibi ilaçlar verilebilmektedir. Uygulanan bu tedavi yöntemleri tükürük salgısının artmasını sağlayarak ağız kuruluğu problemini ortadan kaldırır.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Çeşitli, nedenlere, bağlı, olarak, ağız, mukozasında, kurumaların, görülmesi:, Ağız, Kuruluğu,
Yorumlar
Haber Yazılımı