Geçtiğimiz Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir’i ziyaret etti. Ziyaretin tüm detaylarına hakimsiniz zaten. Ben miting sonrası yaşanan hararetli gündemi sizlerle paylaşacağım...

Geçtiğimiz Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir’i ziyaret etti. Ziyaretin tüm detaylarına hakimsiniz zaten. Ben miting sonrası yaşanan hararetli gündemi sizlerle paylaşacağım...

Öncelikle şu “GOL” meselesinden başlayalım...

Yazımın başlığında da dediğim gibi Reis Erdoğan, Yücel Yılmaz, Yasin Sağay, İsmail Cankul, Yusuf Hocaoğlu ve Murat Akkaya’ya fena bir gol attı. Bu golün ne olduğunu tam yazacaktım ama Emin Buldan fırsat bırakmadan benim manşeti görüp döşemiş yazıyı...

O yüzden bu konunun detayına girmeyeceğim. Her ne kadar tam ayrıntıları vermese de, Emin Buldan yazacaklarımın hemen hemen hepsini yazmış. Ee ne de olsa yaşlı kurt.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Belediye Meclis salonundaki hal ve hareketlerini, tavrını, yüz ifadesini hepiniz görmüşsünüzdür. O salonda Erdoğan her ne kadar dinliyormuş gibi gözükse de tahammül sınırlarını zorlayan konuşmalara maruz bırakıldı.

Reis akıllı bir adam. Orada konuşanların son konuşması olduğunu artık söylememe gerek yok. Siyasi hayatlarında ulaşabilecekleri en üst seviyeye geldiler. Artık bu konuşmadan sonra siyasi emekliliklerini vermiş durumdalar.

Kısacası o gün eline mikrofon alıp Reis Erdoğan’a hitaben konuşanlardan bir kaçı artık benim için yok hükmündedir, siyasi hayatları bitmiştir.

Gelelim o salonda konuşulan ve kullanılan cümlelere....

İşte yıllardır bizim anlatmaya çalıştığımız, savaşını verdiğimiz, iki yüzlü ve kirli siyaset o salonda maalesef sergilendi.

Kurucumuz Murat Akkaya’nı bana hatırlattığı ve her okuduğumda ders çıkardığım bir iki satırı sizlerle paylaşmak isterim;

“Kevaşeler vardır, namustan bahseder. Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır, vicdandan dem vurur. Vurguncular ve Hırsızlar vardır, ağızlarından fazilet sözü düşmez. Çifte pasaportlular vardır, vatan diye haykırır. Palikaryalar vardır, kahramanlık iddia eder. Bazı iyi niyet sahipleri de bunların hepsine inanır. Gel de bu insanların arasında huzur içinde yaşa...”

Yukarıdaki satırlar anlayana o kadar çok şey anlatıyor ki....

O gün o meclis salonunda konuşanlar, tıpkı bu satırlarda yazanları altını çize çize doğruladı...

Ağızlarından Allah’ı, Kuran’ı düşürmeyenler, türlü kirli işlerin peşine düşer olmuş. Her sıkıştığında Vatan, Millet, Bayrak diye bağıranlar, Millete Milliyetçilik aşılamaya çalışanlar ceplerinde ikinci bir pasaportla dolaşır olmuş. Ben 36 yaşına geldim, Vatanım, Vatanın diye nara atanların neden eşlerine Amerika’da, İngiltere’de doğum yaptırdıklarını anlamadım. Yine bu sıkışınca Bayrağa sarılanların, Allah, Kitap ağzına ne gelirse kendi çıkarı için kullananların Mekke, Medine doğumlu bir çocuklarını olduğunu görmedim...

Siz işin özünü anladınız aslında...

Bunların dönemi bitti...

Kalın sağlıcakla...