Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahu Açıkgöz’ün imzasını taşıyan akademik çalışma, topoloji alanında bugüne kadar tanımlanan yardımcı yapılardan farklı özellikler taşıyan yeni bir matematiksel çerçeveyi bilim dünyasına kazandırarak alana özgün ve güçlü bir katkı sunuyor.
BAÜN akademisyenlerinden Prof. Dr. Ahu Açıkgöz tarafından ortaya konulan “Generalized Open Sets and Closure Operators via Point-to-Neighborhood Assignments” başlıklı çalışma, uluslararası dergi sıralamalarında en üst dilim olan SCIE Q1 ölçeğindeki “Mathematics” dergisinde yayımlandı.
Prof. Dr. Ahu Açıkgöz; “Aura Topolojik Uzayı, Soyut Matematikle Gerçek Dünya Arasında Güçlü Bir Köprü Kuruyor”
Çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ahu Açıkgöz, topolojinin matematiğin “yakınlık”, “süreklilik” ve “bağlantılılık” kavramlarını en genel biçimde inceleyen temel alanlarından biri olduğunu belirterek, çalışmayla bu alana “aura topolojik uzayı” adı verilen yepyeni bir topolojik yapı kazandırdığını ifade etti. Çalışmanın yalnızca yeni bir teorem sunmadığını, aynı zamanda yıllarca üzerinde araştırmalar yürütülebilecek yeni bir araştırma alanının doğuşu niteliği taşıdığını vurguladı.
Klasik topolojik araçların incelenen uzaya tek bir küresel kural uyguladığını, yani tüm noktalara aynı yaklaşımı benimsediğini belirten Prof. Dr. Ahu Açıkgöz, buna karşın modern bilim ve teknoloji uygulamalarında çoğu zaman noktadan noktaya değişen bir “duyarlılık” gerektiğini söyledi. Aura topolojik uzayının ise bu ihtiyaca yanıt veren, değişken çözünürlüklü gözlem fikrini matematiksel olarak modellemenin doğal bir yolu olarak ortaya çıktığını ifade eden Açıkgöz, çalışmanın soyut matematik ile gerçek dünya problemleri arasında güçlü bir köprü kurduğunu dile getirdi.
Prof. Dr. Ahu Açıkgöz, geliştirilen matematiksel çerçevenin akıllı sensör ağları ve Nesnelerin İnterneti (IoT), tıbbi tanı ve görüntüleme sistemleri, yapay zekâ ve büyük veri analizi, dijital görüntü işleme ve bilgisayar görüşü, coğrafi bilgi sistemleri (GIS) ile salgın yayılımı ve sosyal ağ analizleri gibi birçok farklı alanda doğal bir analiz aracı olarak kullanılabileceğini belirtti. Her noktaya farklı bir “yakınlık ölçüsü” atanabilmesinin; kişiselleştirilmiş tanı sistemlerinden akıllı şehir altyapılarına kadar geniş bir yelpazede daha esnek, daha doğru ve insan benzeri kararlar üretebilen sistemlerin matematiksel temelini oluşturduğunu kaydetti.
(Balıkesir Üniversitesi)

Yorum yapın